KADINLAR DA KEŞFEDER
Kim demiş kadınlar teknolojiden anlamaz diye. Düğmeye basmanın ötesinde pek çok teknolojik buluşa imza atan cin fikirli kadınlar da var. Bu cesur hemcinslerimizi tanımaya ne dersiniz?
Teknoloji söz konusu olduğu zaman kadınlara, siz kenara çekilin, bu işten anlamazsınız, denir. Biz kadınlar da bu düşünceyi içselleştirerek bilgisayardan çamaşır makinesine kadar pek çok teknolojik aleti çalıştırmayı erkeklere havale ederiz. Ama araştırmalar teknolojik buluşlar konusunda kadınların hiç de geri kalmadığını gösteriyor. Sanılanın aksine kadınlar kahve filtresinden bulaşık makinesine, pek çok buluşa imzalarını atmışlar. Fakat 19. yüzyıla kadar kadının mülkiyet hakkı olmadığı için patentlerin çoğu kocalar üzerineydi. 1809 yılında ilk kez bir kadın; Mary Dixon Kies ipek dokuması üzerine bir yöntem geliştirerek bunun patentini aldı. 20. yüzyıl başlarında ise kadın mucitlerin sayısı arttı. Kadınların icatları yaşamı kolaylaştırmaya yönelikti genel olarak...
Hali vakti yerinde bir kadın olan Amerikalı Josephine Cochran’ın çok renkli bir hayatı vardı. Sürekli partiler veriyor, parti sonrası bulaşıkları da genellikle kendisi yıkıyor bunu yaparken de tabak ve çanakların bir bölümünü kırıyordu. Josephine bu soruna bir çare bulmak amacıyla kolları sıvayarak, bulaşık yıkayabilecek bir alet icad etti. 1886 yılında kendi adına aletin patentini aldıktan sonra, 1893 yılında Chicago’da uluslararası bir fuarda makinesinin sunuşunu yaptı. Büyük gürültüyle çalışan bu ilk otomatik çamaşır makinesi, görenleri hayran bıraktı. Bundan sonra Cochran, modern mutfakların vazgecilmez aletinin ilk biçimlerini kendi firmasında monte ederek şehrin tüm restoranlarına çok güzel bir kârla sattı.
Fakat, 19. yüzyılda teknolojinin gelişimine önemli katkılarda bulunan pek çok kadın mucid gibi Cochran ismini hiçbirimiz bilmeyiz.
19. yüzyılda yemekleri soğutmak için kullanılan ilk buz makinesini üretmek de kadınların hanesine yazılan bir başarı oldu. Makine, bir gömme mutfak içine monte ediliyor ve kapıları bir ayak pedalı yardımıyla açılıyordu. Mucid Amanda Jones, Wisconsin eyaletindendi ve buluşunun patentini kendi adına aldı.
Filtre kahvesi içenler ve Almanya’da bir süre Almanya’da yaşamış olanlar Melitta ismini mutlaka duymuşlardır. Bu isim Almanya’da neredeyse kahveyle özdeşleşmiştir.
Ağız tadıyla kahve
Evet ilk kahve filtresini Almanya’nın Leipzig kentinde yaşayan Melitta Bentz bize armağan etmiştir. Melitta Bentz, 35 yaşında iki çocuk annesi bir ev kadınıydı. Kahve içmeyi çok seviyordu. Fakat, fincanın dibinde biriken siyah kahverengi renkli telvelere sinir oluyordu. Bir gün pirinç bir kabın altına çekiç ve ince bir çivi ile birkaç delik açtı ve kabın içine büyük oğlunun okul defterinden kopardığı sayfayı huni şeklinde kıvırarak yerleştirdi. Kahveyi kaba boşattıktan sonra üstüne sıcak suyu döktü. Uygulama başarılı olmuş telvesiz kahvesine kavuşmuştu. Melitta’nın birkaç arkadaşı da buluşu denedi onlar da memnun kaldılar. Başlangıçta kullandığı kağıt, kahveyi çok uzun sürede süzdüğü için Bentz eşiyle birlikte, kahveyi daha kolay süzebilecek bir kağıt arayışına girdi. Bir süre sonra bunu da başardı. Melitta Bentz, 1908 tarihinde Berlin’de İmparatorluk Patent Dairesi’nden buluşunun patent hakkını aldı. Fakat bununla yetinmedi. Birkaç ay sonra evlerinin bir odasında kahve filitreleri üreten küçük bir imalathane kurdular. İlk filtreler hemen elde yapılıp isteyene teslim edilirdi, daha sonra şipariş üzerine üretilmeye başlandı. İmalathane büyütülerek fabrikaya, o da fabrikalar zincirine dönüştü. Melitta Bentz 29 Temmuz 1950’de 77 yaşında yaşama gözlerini kapadığında, uluslararası planda üretim yapan dev bir şirketin sahibiydi.
Kadın mucidlerin ürettikleri aletlerde göze çarpan en önemli özellik onların çok işlevli olmasıydı. Yoğun işleri nedeniyle sık sık büroda sabahlamak zorunda kalan Amerikalı sekreter Sarah Goode, geceleri bir iki el hareketiyle çok rahat bir yatağa dönüşen bir koltuk üretmişti.
Karlı bir günde camları silmek
Amerika’nın Missouri eyaletinden Anna Schafer’in çocuk arabası, anne ve çocuklar için çok fonksiyonlu mobilyaların ilk biçimine örnek teşkil etmekteydi. Çocuk arabasının alt tarafı, çocuk taşınmadığı zamanlarda açılıp kapanan bir sandalye oluyordu. Araba gövdesinin altındaki bölüm ise piknik masasına dönüşüyordu.
19. yüzyılda yeni ulaşım araçlarının ortaya çıkması teknik kadınların faaliyet alanlarını genişletti. Kitlelere mal olmuş bir buluş da Alabama Birmigham kökenli Mary Anderson’a aitti. 1903’te New York’ta karlı bir günde tramvaya binmişti. Tramvayın camlarında kar birikiyor, vatman aracı durduruyor, camları sildikten sonra tekrar yola devam ediyordu, bu hareket devamlı tekrarlanıyordu. Olay üzerinde düşünen Anderson’un aklına vatmanı, tramvay camındaki, yağmur kar ve dolu belasından kurtaracak basit bir mekanizma geldi. Bir süre sonra fikrini uygulamaya döktü: Direksiyona bağlanmış bir kaldıraç ile sürücü, ön camda bulunan yaylı, titreşen lastik parçasını harekete geçiriyor bu da camları temizliyordu. 1903 yılında Anderson buluşunun patentini otomobiller için aldı.
O zamanlar araba kullananların sayısı fazla değildi. Fakat 1913 yılına gelindiğinde, artık pek çok Amerikalı araba kullanıyordu ve Mary’nin bulduğu düzenek arabaların aksesuarları arasında yer alıyordu. Onun parlak zekası sayesinde milyonlarca otomobil sürücüsünü önemli bir dertten kurtaran cam silecekleri dünyaya gözlerini açtılar.
Gözlük camı
Günümüz göz optiğinde önemli yer tutan özel camları da Almanya’nın Mainz kentinde 1916-1998 yılları arasında yaşayan Marga Faultsch isimli bir kimyagere borçluyuz. Marga, asistan olarak başladığı kariyerini tanınmış bir işletme sahibi olarak bitirdi. Marga Faultisch, klasik optik camlar üzerinde çalışırken, göz optiğine ait camlara yönelerek, hafif ve kırılma riski düşük gözlük camlarını buldu. Yüksek dereceye sahip gözlük kullanıcıları açısından bu buluş, çok büyük önem taşıyordu. Bu buluş sayesinde, gözü bozuk pek çok insan hem hafif hem de estetik gözlük camlarına kavuştu. Buluş uluslararası alanda kabul görerek Amerika’da 1973 yılının 100 en büyük teknik buluşlar listesine girdi. Margo Faultisch, buluşundan hareketle 300 çeşit optik cam daha üretti. 40 adet patenti oldu.
44 yıl süre ile iş yaşamını ve araştırmalarını sürdüren Faultisch, 1979’da emekliye ayrıldı. 1 Şubat 1998 yılında 82 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Günümüzde bebek sahibi çalışan kadınların en büyük yardımcılarından biri olan kağıt bezlerin mucidi de bir kadındır. 1998 yılında 81 yaşında New York’ta hayata gözlerini yuman Marion Donovan’a aittir bu buluş. Marion 1951 yılında ikinci kızının doğumundan sonra bebek altı değiştirmekten bıktığı için su emen bir kağıt kullanarak böyle bir çözüm geliştirdi.
Mülkiyet hakları yoktu
19 ve 20. yüzyıl başlarında ortaya çıkan pek çok teknik yeniliklerde kadın mucidlerin de parmağı vardı ama keşifleri kadınlara ne servet ne de şöhret getirdi. Çoğu projelerini uygulatacak girişimci dahi bulamadılar. Kadın olmaları önlerinde bir engel olarak duruyordu. 19. yüzyıl yasalarına göre mülkiyet hakları olmadığı için büyük bir bölümü patentleri kocaları adına aldılar.
Ama Leipzigli ev kadını Melitta Bentz gibi bazı isimler tüm engelleri aşarak buluşunu kendi adına kaydettirdi ve filtrelerden akan sıcak tortusuz kahveler ona büyük bir servet getirdi.
Başa dön